Rusya-Ukrayna savaşında çarpıcı detay! Ölenlerin ve esir düşenlerin çoğu Müslüman-Türk

Rusya’nın, Ukrayna’daki işgal harekatı dokuzuncu günde devam ederken, sivil ve askeri kayıplar da artıyor. Cephede çatışmalar şiddetlenerek artarken, Rusya’nın askeri kayıplarıyla ilgili çarpıcı bir detay ortaya çıktı ve ölen ya da esir olan askerlin büyük bölümünün Müslüman-Türk olduğu belirlendi. İşte dikkat çeken haberin detayları…

Rusya’nın Ukrayna’ya başlattığı askeri harekat 9. gününe girerken, cephede önemli sayıda Müslüman-Türk’ün savaştığı ve esir düşen ve öldürülenlerin büyük kısmının da bunlardan oluştuğu belirtildi.

Türkiye Gazetesi’nde yer alan habere göre, Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay yaptığı açıklamada, Ukrayna savaşında öldürülen ve esir düşen askerlerin büyük bölümünün Türk soylu olduğuna dikkat çekti ve bunun özel bir strateji olduğunu kaydetti.

thumbs_b_c_12d5168a6759df58db3f144a94e69cf8

Karatay, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in kendinden öncekilerin mirasını sürdürdüğünü ifade ederek şunları söyledi:

“KARDEŞİ KARDEŞE KIRDIRIP NÜFUSU SEYRELTİYOR”

Bir yandan kardeşi kardeşe kırdırırken diğer yandan sayıları hızla artan ve Rus olmayan nüfusu seyreltiyor. Ukrayna ordusunun esir aldığı veya öldürdüğü askerler arasında, Kafkasya’dan Türk ve Müslüman halklara, Tatar ve Başkurtlara, adları Rus adlarını andırsa da Fin Ugor halklara mensup binlerce asker var. İşgal öncesi Kırım’a yapılan askeri yığınakta Kırım’dan bizim insanlarımızı zorla silah altına aldığı gibi çok sayıda Kumuk, Nogay, Çeçen, Dağıstanlı vb. Kafkas halkları ve Kalmuklardan birlikler oluşturdu. Bu askerleri de ilk saldırı dalgasında öne sürdü ve çoğunu bilerek ölüme yolladı.

ZORLA ASKERE ALINIYORLAR

Zafer Karatay’ın verdiği bilgilere göre Rusya, hâlen Kırım Tatar gençleri zorla askere alıyor. Putin bu yöntemle bir taşla üç kuş vuruyor. Birincisi Rus olmayanların gençlerinin ölümüyle popülasyon dengesi kuruyor, diğer yandan Kadirov’un gücünü zayıflatarak Çeçenistan’dan gelebilecek potansiyel tehlikeyi bertaraf ediyor. Üçüncü kazancı ise ölen de öldüren de Müslüman olduğu için mutlu oluyor.

BU TAKTİK İLK KEZ YAPILMIYOR

Çankırı Karatekin Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezai Özçelik de Afganistan savaşında da yöntemin aynı olduğunu hatırlattı ve o döneme ilişkin şu bilgileri paylaştı:

Rusların 1979 Afganistan işgalinde Özbekistan, Kırgızistan, Azerbaycan, Kazakistan, Tacikistan, Türkmenistan yanında diğer Türk gruplardan askerler, Müslüman Afganlara aslında Peştun, Özbek, Tacik ve Hazarlara karşı savaştı. Müslümanı Müslüman’a kırdırma taktiği, I. ve II. Çeçen Savaşında da devam etti. Şu anki manzara da ise Kadirov daha birkaç yıl önce Çeçenistan’ı işgal eden Ruslarla birlikte Ukrayna’da yaşayan 3 milyonu aşkın Türk’le savaşıyor.

İKİ ASIRDIR MÜSLÜMANLAR ÖN CEPHEDE

Emperyalist ülkelerin İslam coğrafyasında yürüttüğü son iki yüz yıllık savaşların tamamında Müslüman askerler en ön cephelerde savaştırıldı. Prof. Dr. Sezai Özçelik, emperyal güçlerin 1800’lerin ortasında itibaren insan kaynaklarını savaşlarda kardeşi kardeşe kırdırma tezi üzerinden kurguladığını belirtti. Rusya’nın 1874 yılında çıkardığı zorunlu askerlik yasası ile oluşan orduda Türkler ile birlikte Kafkas halklarından 6 milyonu aşkın kişi aktif görev aldı. 1914-1918 I. Dünya Savaşı’nda savaştığımız Çanakkale, Hicaz, Yemen, Suriye, Filistin, Kanal ve Kafkas cephelerinde İngilizler, Fransızlar ve Ruslar, Müslümanları Osmanlıya karşı kullandı. Fransız ve İngilizlerin 2. Dünya Savaşı döneminde kendi saflarında cepheye sürdüğü Müslüman asker sayısının ise 2,5 milyon olduğu tespit edildi. Prof. Dr. Özçelik, Rus ordusunda zorunlu olarak savaştırılan Türk soylu ve Müslüman halkların 2. Dünya Savaşı sonuna kadar en az 4 buçuk milyonunun öldüğünü, sivil kayıplarla birlikte bu sayının 10 milyonu bulduğunu vurguladı.

ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ