Boğaziçili öğrenciler: Öğrenci kalabilmek için işçi olmaya mecbur bırakılıyoruz

Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, 1 Mayıs’ı kampüslerinde şenlikle kutladı. Kutlamanın ardından yapılan açıklamada, “Öğrenciler olarak gittikçe derinleşen ekonomik krizden en çok etkilenen kesimlerdeniz. Onlar bin odalı saraylardayken bizler fahiş kiralar ya da yetersiz yurt kapasiteleri yüzünden barınamıyoruz. Onlar binlerce liralık sofralarda altın tabaklarda yemek yerken bizler okul yemekhanesi dışında bir yerde yemek yiyemiyoruz. Her gün giderek yoksullaşıyor, öğrenci kalabilmek için işçi olmaya mecbur bırakılıyoruz. Kendi ülkemizde yaşayamaz hale getirilen birçoğumuz, yurt dışına gitme yolları arıyoruz. Geçinemiyoruz, barınamıyoruz, yaşayamıyor; hayatta kalmaya çalışıyoruz” denildi.

GÜNCEL 28.04.2022 21:16

Boğaziçili öğrenciler: Öğrenci kalabilmek için işçi olmaya mecbur bırakılıyoruz

Abone Ol google-news

Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, 1 Mayıs’ı kampüslerinde şenlikle kutladı. Şenlikte, Evrensel yazarı Prof. Dr. İzzettin Önder’in katılımıyla söyleşi ve sanatçı Deniz Tekin tarafından konser de düzenlendi.

Artan hayat pahalılığına, temel ihtiyaçların lüks haline gelmesine ve üniversitelerdeki antidemokratik uygulamalara karşı öğrenciler 1 Mayıs için alanlara çıkıyor. Emek Gençliği de bulunduğu her üniversitede “İşçi gençlik ele ele şiarıyla” 1 Mayıs çağrıları yapıyor. Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri de bugün Güney Meydan’da 1 Mayıs’ı kendi bileşenleriyle kutladılar.

Söyleşinin ardından öğrenciler, “Kampüslerden meydanlara 1 Mayıs’ta alanlara” pankartını İİBF binasına astılar. Özel güvenlik, öğrencilerin astığı pankarta el koyup bir öğrenci hakkında “İzinsiz pankart asmaktan” tutanak tuttu. Tutanağın ardından öğrencilerin ısrarıyla pankart geri alındı.

Yapılan basın açıklamasında, “Öğrenciler olarak gittikçe derinleşen ekonomik krizden en çok etkilenen kesimlerdeniz. Onlar bin odalı saraylardayken bizler fahiş kiralar ya da yetersiz yurt kapasiteleri yüzünden barınamıyoruz. Onlar binlerce liralık sofralarda altın tabaklarda yemek yerken bizler okul yemekhanesi dışında bir yerde yemek yiyemiyoruz. Her gün giderek yoksullaşıyor, öğrenci kalabilmek için işçi olmaya mecbur bırakılıyoruz. Kendi ülkemizde yaşayamaz hale getirilen birçoğumuz, yurt dışına gitme yolları arıyoruz. Geçinemiyoruz, barınamıyoruz, yaşayamıyor; hayatta kalmaya çalışıyoruz” denildi.

Açıklama şöyle:

“Bugün burada Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri olarak okulumuzda 1 Mayıs’ı kutlamakla beraber, bir emek ve mücadele günü olduğunu bilerek sesini yükseltmek için bir aradayız. 1 Mayıs bizim için her geçen gün daha da anlamlı hale geliyor. Bir yandan AKP tarafından atanan kayyumlar kulüp kapattırarak, kulüp etkinliklerini iptal ederek, sözünü kampüse taşımak için masa açan arkadaşlarımızın masalarına ÖGB aracılığıyla saldırıp yine ÖGB ve polis işbirliğiyle öğrencileri darpla gözaltına aldırarak baskılarını arttırıyor. Yine kayyumlar, yurtlara takılan turnikelerle öğrencileri denetim altında tutmaya çalışıp daha önce uygulanmayan alkol yasaklarını uygulamaya başlayarak yaşam tarzlarımıza müdahale ederken; mezunların giremediği kampüslerimizde AKP’li belediyelerin sponsorluğuyla iftarlar düzenleyip AKP teşkilatlarıyla doldurarak “fethedilmiş” izlenimi yaratmaya çalışıyor.

KAYYUM REKTÖR İSTEMİYORUZ!

Diğer yandan, okulumuzda bunları yaşarken yaşadıklarımızın memleketin mevcut durumundan bağımsız olmadığını ve Boğaziçililerin de bu koşullardan azade olmadığını hayatın her alanında yüz yüze kaldığımız iktidar politikalarından biliyoruz. Öğrenciler olarak gittikçe derinleşen ekonomik krizden en çok etkilenen kesimlerdeniz. Onlar bin odalı saraylardayken bizler fahiş kiralar ya da yetersiz yurt kapasiteleri yüzünden barınamıyoruz. Onlar binlerce liralık sofralarda altın tabaklarda yemek yerken bizler okul yemekhanesi dışında bir yerde yemek yiyemiyoruz. Her gün giderek yoksullaşıyor, öğrenci kalabilmek için işçi olmaya mecbur bırakılıyoruz. Her sabah yeni bir iş cinayeti, geçinemeyen asgari ücretli ya da atanamayan öğretmen intiharlarıyla uyanırken yoksulluğumuzun yanına gelecek kaygımızı da ekliyoruz. Geleceksizlik ve yoksullukla boğuşurken hayatlarımızdan kısmak zorunda kalıyor, en temel kültür-sanat faaliyetleri ve sosyal aktivitelerden feragat ediyoruz. Kendi ülkemizde yaşayamaz hale getirilen birçoğumuz, yurtdışına gitme yolları arıyoruz. Bizler geçinemiyoruz, barınamıyoruz, yaşayamıyor; hayatta kalmaya çalışıyoruz.

Ancak yoksulluğa ve geleceksizliğe mahkum değiliz!

AKP’DEN HESABI GENÇLİK SORACAK!

Bizler yalnız değiliz, biliyoruz ki her yan yana gelişimizde kayyumluk ve iktidar daha çok korkarken biz daha da güçleniyoruz. Biliyoruz ki bu okulun tüm bileşenleri olarak bir araya geldiğimizde özerk ve demokratik bir üniversiteyi kurabileceğiz. Ve biliyoruz ki burada verdiğimiz mücadele işçi sınıfıyla birleşince herkesin insanca yaşayabildiği, sömürü ve zulmün olmadığı bir ülkeyi inşa edeceğiz. Yan yana gelip birlikte mücadele ederek geleceğimizi, daha bu hafta utanç verici bir hukuksuzlukla cezalandırılmaya çalışılan Gezi Direnişi’nde milyonlarla birlikte düşlediğimiz özgürlüğümüzü kazanabileceğiz.

Bu yüzden tüm arkadaşlarımızı 1 Mayıs’ta Maltepe’ye, taleplerimizi ve sesimizi omuz omuza yükselterek mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. 1 Mayıs’ta Maltepe’de görüşmek üzere!”

Günün Önemli Manşetleri

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun