Bakan Soylu’dan ‘Sinan Oğan’ açıklaması!

Sinan Oğan’ın cumhurbaşkanlığının ikinci tur seçimlerinde Erdoğan’ı destekleme kararını değerlendiren Bakan Soylu, “Sinan Oğan birinci turda da milli bir çizgi oluşturmaya çalıştı. Muharrem İnce’nin de adaylıktan çekilmesi ile bir kısım oyda buraya aktı. Aslında İYİ Parti’deydi bu oylar. Özellikle milliyetçi seçmenin AK Parti ve MHP yanında konsolide olmasında jeopolitikte önemlidir. “ ifadelerini kullandı.

Bakan Soylu’nun açıklamalarından satır başları şu şekilde;

Roman arkadaşlarımla büyüdüm. Babamdan kalma bir Roman dostluğumuz da vardı. Buradan hep dostlarımız kaldı bugün. Çok kıymetli yakınlarım, hala öyledir.

Ben siyasete şöyle bakarım. Bir kampanya psikolojisi vardır. Kampanya etkisi içerisine girer, fark edemez. Ben ilk kampanyamda 15 yaşımdaydım. Kampanyada şöyle bir şey vardır. Birinci hat birinci elden muhatap olduklarınız. İkinci hatta sizi izleyenler, üçüncü hatta ise sizi eleştirenler, nefret edenler vardır. Biz kampanyaya başladığımızda bizim birinci halkamız zayıftı. Kampanyaya başladığımızda çoşkulu olmaya başladı. Kampanyanın ardından yüzde 90’lık konsolidasyon yakaladık. Bu konsolidasyon saha da hala devam ediyor. Karşı taraftaki konsolidasyona birinci turdan sonra düştü.

“PKK AİLE YAPISINI BOZMAK İSTEDİ”

PKK, LGBT, bugün bir baba geldi yanıma biz bunlardan çok korkuyoruz dedi. Hiç endişe etmeyin merak etmeyin Türkiye’de LGBT olmayacak dedim. Macaristan seçimlerinde Macaristan Başbakanı seçime gittiğinde şöyle bir durum oldu. Soros seçimlerde etkin olmak istedi. Orban Soros’u kovdu. AB Orban’a şöyle bir şey dedi. “Sen LGBT’yi oylamalısın” dedi. Macaristan’da LGBT karşıtı kampanya yürüttü ve oyladı. ABD’nin burada bu kampanyanın aksi için para verdiğini öğrenildi. Amerika bizim gibi ülkelerdeki LGBT derneklerine paralar veriliyor, fonluyor.

ABD’nin iki temel şeyi vardır bizim coğrafyamız üzerinde, biri budur LGBT. Biri de Çin’e karşı Uygur Türkleri politikası vardır. Çin ve Türkiye’yi etkileyerek Doğu Türkistanlı kardeşlerime yapacağımız bir hamle olarak kullanmaya çalıştı. Suriye’de DEAŞ’lılar Suriye’den ayrıldıktan sonra ABD bunları Doğu Türkistan ile Afganistan arasındaki bir vadiye yerleştirdi. Benim genel kanaatim şudur. ABD LGBT’yi Türkiye’nin aile yapısına karşı ortaya koyduğu bir politikadır. PKK bir şey yapmak istedi. Aile yapısını bozmak istedi. Doğudaki kadın özgürlüğü ve bireyselliği üzerinden kendilerine ortak bir nokta bul. DEAŞ’ta Müslümanlığa karşı kurulmuş bir örgüttü, Müslümanlığı kötü göstermek istemişti. FETÖ’de Müslümanlığı Hristiyanlığa yaklaştırmak istemiştir.

“İNCE’NİN OYLARI DA OĞAN’A AKTI”

Sinan Oğan birinci turda da milli bir çizgi oluşturmaya çalıştı. Elbette bize karşı eleştirileri olacak çünkü kendisi bir aday. Muharrem İnce’nin de adaylıktan çekilmesi ile bir kısım oyda buraya aktı. Bunlar protest milliyetçi oylar. Benim kanaatim o. Aslında İYİ Parti’deydi bu oylar. Lütfü Türkkan şehit ailesine küfrettiği an İYİ Parti’nin oyu 13,5 bandondan 10.2 bandına düştü. Bu ufak bir düşüş değildir. Burada özellikle milliyetçi seçmenin AK Parti ve MHP yanında konsolide olmasında jeopolitikte önemlidir.

SİNAN OĞAN’IN OYU NEREYE GİDER?

Sinan Oğan bugün tavrını ortaya koydu. Millet İttifakı HDP ile çok sıkı ilişkiler içine girdi. Seçmen bunu görüyor. Kendileri 13 civarında bir oy bekliyordu. Bunu da CHP’nin kendilerine sağladıkları meşrutiyetle kullanmak istediler. Ama o bölgede Kürt seçmende korktu PKK’dan. Doğu ve Güney Doğu yaşanan olaylardan sonra başka bir aksa gitti. Türkiye geçmiş dönemdeki terörle mücadelesinde de farklı bir adım attı. Eskiden TSK teröristi bu bölgede döverdi geri çekilirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile başka bir şey yapmaya daha başladık. Teröristi etkisiz hale getirmenin yanında yol yaptı, hastane yaptı, doktor, öğretmen sayısı arttı. Doğu ve Güney Doğu yükseliyor. Doğu’daki aşiretlerin çoğu PKK’yı yargılamayı başladı ilk kez. Doğudaki büyük aşiretleri ilk kez PKK’ya karşı sert bir eleştiri yaptı. 

“HDP’NİN OYLARI O BÖLGEDE DÜŞTÜ”

Amerika ile iyi geçinmek isteyenler HDP seviciliği yapar. Bugün hepimiz görüyoruz ki onların dedikleri tutmadı. Recep Tayyip Erdoğan ile AK Parti karşıtlığını ikisini birbirinden ayırmak lazım. HDP’nin oyları o bölgede düştü. Bir trend var, o trend eksiliyor. FETÖ’nün ağzında hep bir sakız vardı bu en son el sıkışacağını son kişiler dedi Ahmet Türk için. Bundan sonra gelen nesille el sıkışamayacaksınız dedi. Türkiye siyasetinin attığı en büyük adım HÜDA Par adımıdır. Bu adımın neden atıldığını gelecek yıllar içinde anlayacaksınız. Hüda par adımı çok stratejik bir adımdır. Hüda par ile CHP de anlaşmak istedi, HDP de anlaşmak istedi. Türkiye burada çok önemli stratejik bir adım atmıştır ve bunun etkileri 10 yıl içerisinde görülecektir. 

“KAYYUM HİZMETİ YAPIYOR, ÇALMIYOR”

HDP’nin iki grup seçmeni vardır, biri ideolojik bakan seçmendir, biri de nefret eden seçmendir. İdeolojik seçmen İzmir’deki AK Parti karşıtı seçmen gibidir. Doğu ve Güney Doğu’ya giden herkes şeyi duyar biz ‘HDP’ye oyumuzu vereceğiz ama siz Kayyum atayın’ der. Burada toplumsal bir memnuniyet var. Kayyum hizmeti yapıyor, çalmıyor. Kanun diyor ki; sen bunun tamamına kayyum ata. Ben hukukun gereğini yapıyorum. Belediye Meclisi Seçim yapsa başka bir PKK’lı gelecek. ‘Kanun ancak sen bunu görevden alabilirsin, yerine de kayyum atayabilirsin’ diyor. Bu yetkiyi de bana vermiş kanun, İçişleri Bakanına. Kanun ayrıca şunu da diyor ‘içlerinden bir kişiyi de atayabilirsin.’ Terör suçuyla aldığınız zaman yerine birini de seçemezsiniz. 

(Kalkışma istihbaratı geldi mi?) Lavion’dan geldi. MLKP, kısmen DHKP-C’den bir kalkışma yönünde istihbarat alındı.

“TÜRKİYE’DE 3 MİLYON 381 BİN 429 GEÇİCİ KORUMADA SURİYELİ VAR”

Rakam meselesi ciddi bir iştir. 2011’de iç savaş çıkmadan önce 22 22 buçuk milyon kadardı. Uluslararası kabul görmüş rakamlar var. 6.7milyon kişi ülkeyi terk etti 500 bin kişi öldü 6.2 milyon kişi de bundukları yerde yer değiştirdi. Şu anda Suriye’de 16 buçuk 17 milyon nüfus var. Bizim sınırımızda toplam 6 milyon nüfus var. Bu bölgede 3 ayrı etnite var. Bir bizim kısmen etkili olduğumuz bölgeler PKK’nın etkili olduğu bölgeler üçüncü de rejimin etkili olduğu bölgeler. Burada 6 milyon var. Rejimin kontrolünde olan bölgelerde 10 milyon kişi var yaklaşık olarak. Dünya bu rakamlar üzerinden değerlendirir. Mısır’da Ürdün’de Lübnan da ve Almanya’da kabul görmüş mülteciler var. Yunanistan rotasına giden her göçmenden bizim haberimiz vardır. 1 milyon 200 bin adaya Yunanistan’a geçen göçmen sayısı var. Bizim tespit ettiğimiz karadan 500 bin kişi geçmiş. Buradan toplam 1 milyon 700 bin kişi geçmiş. Bunların içinde Suriyeli de var Afgan da var, Pakistanlı da var. Türkiye’de 3 381 429 geçici korumada Suriyeli var. 1 milyon 308 bin 514 kişi ikametle olan bütün yabancılar. 320. 720 kişi uluslararası korunma kapsamında tutulan sayı. Biz onun için doğumuzdan mülteci alırız. Biz batımızdan sadece mülteci alırız. CHP bu şartın kaldıracaklarını söyledi. Doğu’dan da mülteci alacaklarını söylediler. Uluslararası koruma kapsamında ömür boyu kalma hakkı yok başka bir ülkeye de gönderilebilir deport da edilebilir. Ülkesini Suriye’de terk eden 6.2 milyondur. Depremde ölen Suriyelilerin hepsi kayıp altında. 7 bin 500 kişi.

Avrupa göç almaya başladıktan sonra Türkiye’nin kapısını çaldı. Ahmet Davutoğlu burada AB’nin gözüne gireyim diye burada alelacele bir karar verdi. Ben 7 yıldır devletin içerisindeyim. Hollanda Kamu Güvenliği bakanı bir gün bana geldi. ‘Sayın bakan Avrupa ülkelerin seviyesine geldiniz’ dedi. Ne yaparsanız yapın siz ne derseniz deyin, bunlar kabul edecekler yaklaşımıyla bana geldi. Bizim o bakanlarla kendi bakanlarımız kadar diyaloğumuz var. Talibanla bile birebir ilişkimiz olmamasına rağmen en direkt ilişkimiz var göçmenleri deport etmek için.

“3 YIL ÜST ÜSTE 1 TON 2 TON EROİN YAKALADIK”

Sınırda kurduğumuz hat sayesinde 2016’dan bu yana 2 milyon 836 bin 775 kişi engellendi. Bizim sınırlarda sadece güvenlik duvarımız yok. Optik kuleler var. 25 kilometre aydınlatama, kamera ve termal kamera sistemleri var. Biz şu anda ilave güvenlik duvarı inşa ediyoruz. Buralarda tarihi işler yapıldı. Düz arazilerde bunu yaparsınız. Van Çaldıran’da yapmak daha zordu. En soğuk yeridir. Arazi dağlıktır.Van Gölü’nü Sahil Güvenliğe vererek oradan kaçak göçleri de durdurduk. Burada toplam sınırlar bu yılın sonuna kadar biter. DSİ ile Hezil çayının üstüne setler yaparak buradan geçici de engelliyoruz. Biz ne kadar yakalamak için çaba versek de onlarda geçmek için çaba veriyor. İran sınırı aynı zamanda bir uyuşturucu hattıdır. ABD Afganistan’dan çıktığında afyon tarlası 300 bindi. Dünyada uyuşturucuyu CIA yönetir. Biz İran eroin hattını kestik. 3 yıl üst üste 1 ton 2 ton eroin yakaladık. Eskiden yüzde 25 uyuşturucu kaçağı burada yakalanırdı yüzde 75’i batı da artık batı da yüzde 25’ini sınırda yüzde 75’ni yakalıyoruz. PKK’nın yeni Karargâhı İran’dadır. Bu duvar hem de teröre karşıdır da. Tendürek dağı sınır hattının önemli bir bölümünü görür. Şimdi buraya elektronik sistemler kurduk, şimdi de ağrı dağına kuracağız.

GÖÇMENLER NE ZAMAN DÖNECEK?

Göçmenlere yönelik birçok eylemi gerçekleştiriyoruz. Suriyelilerde bir suç oranı artmıyor. Suriyeliler bizim iklimin insanı Suriyeliler otokontrolü olan insanlar. İstanbul Suriyeli yerleşime kapalı. Bazı ilçelerde kapattık. Buralarda bu sayı belli bir oranı geçtiğinde gettolar oluşabilir. 553 bin kişi bugüne kadar geri döndü. Yüzde 80′ i terörden arındırılmış yerlere döndü. Bir kısmı barınamadı tekrar geri geldi. Onları orada barındırmak istemiyorlar ve göçe zorluyorlar. Biz devlet politikası olarak Türkmenlerin buraya gelip vatandaş olmasını istemiyorduk. Orada Türkmen varlığı kalsın diye. Bu işler ortaya çıkınca onları da aldık. Orada 6 milyon vatandaşı tutuyoruz biz TSK’nın terörden arındırdığı bölgede Kemal Kılıçdaroğlu diyor ki ben orada asker barındırmayacağız. Bir buradan asker çıkarsa 6 milyon göçmen gelir. ABD’nin yapmak istediği de bu orada bir terör devleti kurmak. Türkiye buna rıza gösterir mi?

“DEAŞ’I SÜPÜRDÜĞÜMÜZ BÖLGEDEN 240 BİN KONUT YAPILIYOR”

Katar emiri ile Sayın Cumhurbaşkanımız bir araya geldi. Katar emiri Suriyeliler konusunda destek olmak istedi. Biz Biriket evleri yapmaya başladık. Bunu devlet yapmadı, bağışlarla yapıldı. Biz ne yaptık biz oradaki sistemin içerisinde onlara yer gösterdik. 650 bin civarında burada, 150 200 bin kendi kendine yaptılar bu evlerden. Biriket evi biz kendimiz bulduk. 1 buçuk milyon insan barınıyor buralarda. Bizim DEAŞ’ı süpürdüğümüz bölgeden 240 bin konut yapılıyor. Bunu Katar yapıyor. Şu anda çarşamba günü yapımına başlanacak. Konutların kalan masrafları ise dünyadan bağışçı bulacağını söyledi Katar. Katar’ın bu evler için koyduğu şart ise bu evlere Türkiye’de kalan Suriyelilere verilmesi oldu. ‘Biz Suriyelilere soruyoruz gider misiniz?’ diye yüzde 70’i yap diyor gideyim. Konutlar 2 buçuk yıl içerisinde bitirilecek. Katar bu evlerden para almayacak, burada ’10 yıl kalabilirsin ben daha sonra bu evleri sana sahiplendireceğim.’ diyecek. Siz böyle bir imkan hazırlarsanız dönecekler tabii, siz onlara ev veriyorsunuz iş veriyorsunuz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir